Yazmaya başlarken…

Yıllardır yazıp yazıp yarım bıraktığım onca roman, hikaye, şiir ve deneme yazılarına bakıyorum da. Bu yazılara başlarken ki azmim, hevesim çok kısa bir zamanda bitivermiş, hep tıkanmışım bir yerde. Bazen diyorum ki yazma konusunda yeteneğim yok benim herhalde, e öyleyse neden zorluyorum ki. İş te yıllardır cevaplayamadım gizemli soru…

imagesW1F98H41

İçim de hep bir yandan deli gibi okuma bir yandan deli gibi yazma ihtiyacı hissediyorum. Belki de çoğu insanın konuşarak attığı stresi ben yazarak atıyorum diyeceğim ama o da değil biliyorum. Çünkü ben konuşurum da , hem de çok konuşurum. İçimdeki her şeyi rahatlıkla anlatabiliyorum. Üstelik etrafımda beni dinleyecek çok sevdiğim kankalarım da var,

Ee nedir o zaman bu yazı merakı…

Daha ben çocukken başladı bu şeytani tohum içimde büyümeye (!) okumayı öğrendiğim anda başladım senaryo açısından orijinal ancak yazım dili olarak berbat yazılarıma …

Eniştem Devlet Malzeme Ofisi’nde memurdu. Bende çocuk kafam da onun büyük bir matbaada çalıştığını eğer yazdıklarımı beğenirse bana bir kitap yapabileceğini ve onun sayesinde hayallerime ulaşabileceğimi düşünürdüm. Zavallı adam benim gözüm de bir ilahtı. Teyzemle her hafta sonu bize oturmaya gelirlerdi. Bende hafta sonuna heyecanla hazırlanırdım çeşit çeşit yazılar hikayeler yazardım ve bunları zorla enişteme okutmaya çalışırdım. O da okumayı hiç sevmeyen bir insan olarak benim saçma sapan yazılarımı okumaktan sıkılıp (bir daha kendisine yazı getirmeyeyim diye sanırım bunu şimdi fark edebiliyorum o zaman farkında değildim) eleştirir dururdu. Ben de hep daha iyisini yazmaya çalışırdım ama sonuç hep aynıydı. Giderek seyrelttim yazmayı…

imagesTUW6MGWW

Ortaokulda da okulun edebiyat öğretmenine sarmıştım. Yazdığım kısa hikayeleri veriyordum okusun diye. Bir kere bile okumadı hep çok meşgul olduğunu söyleyip durdu. Yıllarca beni hayallerime kavuşturur diye seçtiğim insanların hiç birisi yardımcı olmayınca ben de bıraktım yazmayı. Sadece günlüğüm vardı yazdığım onu da üniversite de başlayıp iş hayatına atılınca vakitsizlikten braktım.

Yıllardır yazmıyorum içimde ki heves söndü gitti…

Orhan Pamuk’un bir röportajını okumuştum. Yazmak da tıpkı spor yapmak, resim yapmak gibi çalışmayı gerektirir diyordu. “ Egzersiz yapmazsanız bir süre sonra kelimelerinizi kaybedersiniz. Benim yanımda hep bir kalem ve not defteri bulunur, aklıma geleni hemen yazabilmem için ve her gün mutlaka bir şeyler yazarım”

Ben kaybettim kelimelerimi… Olmayan o az buçuk yeteneğimi … Bir şeylere başlamak için geç mi ki …

Korkuyorum ya beğenmezlerse gene yazdıklarımı…İlk yazılarımın beğenilmeyeceği muhakkak. Şimdi

Tekrardan şevklenmişken ufukta hayaller yeniden görülmeye başlanmışken …

Ey okuyucu(!) Biliyorum bazen sıkıcı, bazen gereksiz bazen anlamsız yazacağım ama. Lütfen kırma şevkimi. Bir yerlerden başlamak lazım ya. Sizlerden başlayacağım bende… Belki de geri döner kelimelerim . Eniştemin ve edebiyat hocamın inadına belki beğenilir de…

Sayıklamalarımı hoş görün, olur mu?

saremy hakkında

Feminist, kedisever, kitapsever, spor yapmayı sever, baştan aşağı klişe sever
Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yazmaya başlarken… için 1 cevap

Yorum Yapın