Uzun Beyaz Bulut Gelibolu – Buket Uzuner

Buket-Uzuner

Buket Uzuner’in yıllar evvel Kumral Ada Mavi Tuna adlı kitabını okumuştum.  Üzerinden en az 15 yıl falan geçmiştir herhalde. Ondan sonra nedense bir daha Buket Uzuner kitabı okumadım beğenmediğimden değil. Nedense hiç denk gelmedi.

Uzun Beyaz Bulut Gelibolu hiçbir şey düşünmeden öylesine aldığım kitaplardan biriydi. Kitaplarımı internetten aldığım için bazen fiyatı düşmüş olanları, yeni çıkmış ismi ya da yazarı çekici gelenleri hemen atıyorum sepete.20150628_153313

Okurken büyük keyif aldığım kitaplardan biri oldu. Yazarın dili, olay örgüsü, olaylara bakış açısı ve karakterler şahaneydi. Her zaman derim bir kitabı değerlendirirken öncelikle o kitaptan ne beklediğimizi bilmemiz gerek. Ben okurken bana hem keyif veren, hem bir şeyler öğreten, farklı duygular yaşatan kitapları severim. Konu itibariyle bazı abartılar gözümden kaçmadıysa da çok üzerinde durmadım.

Kitap Victoria adında Anzak bir kadının Gelibolu’ya gelip bir pansiyona yerleşmesi ile başlıyor. Gizemli genç kadın rehberi ile birlikte her sabah Arıburnuna gidip şafak sökene kadar uzaklara bakıyor, hatta ağlıyor. Kitabın işte buralarını abartı buldum. Gelibolu’da savaşta kaybettiği dedesinin hatıralarını bulmaya gelen genç bir kadın neden sanki sevdiği adamı kaybetmiş aşık bir kadın gibi her sabah koyda ağlıyor. Her neyse buraları fazla kurcalamamak lazım…

Gelibolu’nun Eceyaylası köyünde yıllar önce ölmüş bir savaş gazisi olan Ali Osman Taylar’ın kendi kayıp dedesi Alistair John Taylor olduğunu iddia eder ve ortalık karışır. Rehberi Mehmet onu Ali Osman Taylar’ın halen yaşayan kızı 80 yaşındaki Beyaz Hala’ya getirir. Beyaz Hala köylülerin saygı duyduğu, biraz aksi ama bilge üstelik babası sayesinde İngilizce bilen biridir. Viktoria’yı evine kabul eder ve ondan sonrası o evde birbirlerine anlattıklarıyla devam eder. Biri Çanakkale de savaşmak için gelen, ölü veya diri bir daha haber alınamayan ama herkesin yaşadığına inandığı Alistair John Taylor’un diğeri de savaştan bir savaş kahramanı olarak dönen ancak yarı deli ve biraz farklı babası Ali Osman Taylar’ın hikayesini anlatır. Her iki kadında konuştukça, geçmişin sırlarını deştikçe, karşılarına bambaşka inanılmaz bir gerçek çıkar.Peki onlar ve tüm Dünya bu gerçeğe hazır mıdır acaba ?

20150628_153248

Kitap tüm dünyada 500,000 den fazla satmış.Sürükleyici,şaşırtıcı ve çok gerçek bir hikaye…

– Kahramanlık zorla olmaz. Vatana gelince…Burası Türklerin vatanı ve bu savaş bizim savaşımız değil.Bizler,İngilizlerin artık hiç çekinmeden yüzümüze karşı mağrurca söyledikleri gibi sadece “hevesli oğlan çocukları”yız.Asıl kahraman olan Türkler.(Alistair John Taylor)

342 sayfa çabucak aktı geçti. Kitabı satın almak için linke tıklayabilirsiniz. Fiyatı sadece 11,50…

http://www.dr.com.tr/kitap/uzun–bulut-gelibolu/buket-uzuner/edebiyat/roman/turkiye-roman/urunno=0000000121652beyaz

saremy hakkında

Feminist, kedisever, kitapsever, spor yapmayı sever, baştan aşağı klişe sever
Bu yazı Kütüphanem kategorisine gönderilmiş ve , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Uzun Beyaz Bulut Gelibolu – Buket Uzuner için 2 cevap

  1. günay der ki:

    Merhaba Sare,

    Gelibolu’ yu bu sabah çay demlenene kadar son 5-6 sayfanın yarısını, diğer yarısını da kahvaltıdan sonra bitirdim.
    Ben de çok beğendim.

    İyi kurgulanmış ve açıkçası bu benim Uzuner’ in okuduğum ilk kitabı.

    Livaneli’ den ( Serenad) sonra hemen sarmalayan ikinci kitap. Livaneli kitaplarıyla, diğerlerine benzer bir tanışma faslımız olmaz bizim hiç. Hemen sarmaş dolaş oluveririz de.
    Bunda da benzer bir durum yaşadığımı söylemeliyim.

    Ana karakterin abartılı bulduğun sahildeki durumuna gelirsem, dedesinin nerdeyse hayatı boyunca her gece onu bulması için yalvarır haldeki rüyalarının etkisindeki bir kadın için belki de normaldir. Bilemedim yine de.

    Neyse…üç farklı sayfada ağlatacak kadar etkiliydi ama:)

    Sevgiler…

    • saremy der ki:

      Merhaba, bloğuma hoşgeldiniz. Kitabı beğenmenize sevindim abartılı bulduğum tarafına rağmen benim de sevdiğim kitaplar arasında çünkü. Çanakkale konulu bir kitap olur da ağlatmadan durur mu? Bayramda gittim Çanakkale’ye ve tur rehberinin anlattığı kısa hikayeler gene beni mahvetti. Sahip olduklarımızın ve biz bunlara sahip olalım diye ödenen bedellerin ne kadarının farkındayız acaba?

Yorum Yapın