Propolis kullanmaya başladım

Propolisi hiç duydunuz mu? Ben yakın zaman kadar duymamıştım. Meğerse büyük cahillikmiş. İlk olarak işyerinden bir arkadaşım bahsetti. Bende internetten bir bakayım dedim. Aman aman, meğer doğanın büyük bir mucizesiymiş. Konuyla ilgili tonla makale ve videoya denk geldim. Bir ölüme çaresi yok derler ya ondan işte.

Peki nedir bu propolis? Arılar tarafından değişik bitki tomurcuklarından yaprak ve gövdelerinden biriktirilen reçinemsi bir madde. Arılar propolisi kovanın iç duvarlarını düzgün hale getirmek, peteklerin ağzını kapatmak, başka canlıların içeri girmesine engel olmak ve kovanın hijyenini sağlamak amacıyla kullanıyorlar. Doğa da var olan en güçlü antibiyotik olarak görünüyor.

Ne işe yarar bakalım…

* Bağışıklık sistemini destekler.

* Hastalık etkenlerine yönelik vücut direncinin yükseltilmesi amacıyla kullanılabilir.

* Antioksidatif etki açısından propolis diğer arı ürünleri arasında en yüksek etkiye sahiptir.

* Soğuk algınlığından korunmak amaçlı alınabilir.

* Akne ve uçuk için haricen kullanılır.

* Propolis kullanımı bademcik iltihabı, farenjit, larenjit için etkilidir.

* Ağız ve boğaz mukozası sorunları için hem oral olarak hem de gargara biçiminde kullanılır.

* Dişeti hastalıklarına karşı korucuyucu özelliktedir.

* Bioflavonoidler bakımından zengindir.

* Propolis ile ilgili yapılan araştırmalar bu maddenin ülserler, iltihaplı hastalıklar ve yanıklar için olumlu etkileri olduğu sonucunu ortaya koymuştur.

* Japon Kanser Araştırma kurulu tarafından 1991 düzenlenen toplantıda propolisin anti-kanser etkisiyle ilgili tebliğ sunulmuştur.

* Amerikada yapılan bir araştırmada propolisteki caffeic asit esterlerinin bağırsaktaki kanserli hücrelerin büyümesini inhibe edici özellikte olduğu görülmüştür.

* Yaraların iyileşmesinde hücre yenileyici olarak etkilidir.

* Mikroptan arındırıcı, bakteri üremesini durdurucu, iltihap giderici, mantarlara karşı etkili ve kas gevşetici etkileri vardır.

* Bakterilere karşı etkisi galangin, pinosembrin, kafeik asit ve ferulik asit içeriğinden, virüslere karşı etkisi kafeik asit, kersetin ve luteolinden, mantarlara karşı etkisi de pinobanksin, pinosembrin, kafeik asit, benzil ester, sakuretin ve pterostilbene ‘den kaynaklanmaktadır.

* Prostaglandinleri üreten enzimleri bloke edici özelliğiyle anti iltihapsal etkinliğe sahiptir.

Tabi bu probolis kovandan çıktığı gibi tüketilemiyor, insan vücudu çözeltilmeden ürünü sindiremiyor. Bilinçsiz kullanım bağırsak düğümlenmesi ile ölüme kadar yol açabilecek ciddi sonuçlara yol açıyormuş. Ürün müslümanlar ve çocuklar için suda çözeltilen ayrıca zeytinyağında ve alkolde çözeltilen olarak üç farklı şekilde kullanılabiliyor. Bu işlemi güvenilir ve profesyonel kişilerin yapması gerekiyor. İnternette gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz ben kendi deneyimlerimi anlatmak istiyorum.

Ben ürünün vücuda daha iyi etki sağladığı için alkolde çözeltileninden aldım. Ürün için tavsiye edilen kullanım şekli yetişkinler de sabah 10 damla, akşam 10 damla.

Benim ailem de kardeşimde Cron annem de de kolon hastalığı var. Bunlar bağırsak hastalıkları, bende yok ancak benim de bağırsaklarımda hassasiyet var yani asla taze sıkma portakal suyu veya ballı süt içemem inanılmaz sancıya sebep oluyor.

Propolis sabah 10 akşam 10 damla şeklinde kullanmaya başladığımda çok fazla sancı çekmeme sebep oldu. Sanırım sindiremiyorum diye düşünüp dozu sadece sabah 10 damla şeklinde düşürdüm. Bu daha az sancıya sebep oldu ama sancı devam ediyordu. Şimdi sabahları sadece 7-8 damla olarak kullanıyorum. Sancılarım çok şükür kesildi ama kullanan hiç kimse böyle bir yan etki yaşamamış.Ayrıca zehir gibi acı, insanı hayattan soğutuyor resmen.

Ürünle ilgili hiç şikayet yok. Doğal olarak uygulanabilecek doz sanırım herkeste farklı ve bunu sizin bulmanız gerekiyor. Bendeki etkilerine gelince henüz kullanmaya başlayalı çok olmadı ve ben zaten çok kolay hasta olan biri değilim. Ancak çok üşüyen biriyim ve propolisin vücut sıcaklığımı artırdığını düşünüyorum. Yani eskisi kadar üşümüyorum. Bu kış tam olarak nasıl bir şifa kaynağı olduğunu görmüş olacağım. Bu yazıyı da bir iki ay sonra editlerim tekrar. Sağlıklı ve mikropsuz bir kış mevsimi olması dileğiyle…

 

Yorum Yapın