DÖNDÜM…

Şöyle bir baktım da bloğuma en son yazı ekleyeli 1 yıl 8 ay olmuş. Elbette pek çok okuyucuyu, daimi takip eden kitlemi kaybetmişim. Bu üzdü beni tabi ki ama tamamen benim hatam.

Neden bu kadar büyük bir ara verdim ve neden tekrar başladım biraz bundan bahsetmeyi düşünüyorum. Ben bloğa başladığımda sadece kendim için yazmayı planlamıştım. Önemsiz gündelik hayatım, izlediklerim, okuduklarım, gezdiklerim ve etkilendiğim şeyler yer alacaktı. Düzenli değil sadece canım istediğinde yazacaktım.

Bir yerden sonra başlangıçtaki bu hislerimi bloğun takipçi sayısının artmasıyla kaybettim. Kendimden de çok uzaklaştım. İnsanlardan gelen taleplere göre şekillenmeye ve yazmaya başladım. İstanbul gibi bir şehirde finans sektöründe yoğun çalışan biriyim. Aynı zamanda bloğa düzenli yazı koymak benim için giderek zorlaşmaya başladı. Sevdiğim şey, görevim oldu. Sadece bloğa koymak için, okumaya ve yaşamaya başladım. Bu zorunluluk beni zihinsel olarak yordu, sevdiğim şeylerden uzaklaşmaya başladım. Kaldı ki bloğumu takip edenler hiçbir zaman yüzler binler olmadı ama sayı ne olursa olsun insanların ilgisi hoşuma gitmişti.

Bu 1.5 yıllık süreçte yeni bir kedi daha evlat edindim. Paşa’ma arkadaş olsun diye… O bir Scotish fold…

Şeker’im

Ama onu pet shoptan falan almadım, kedisini çiftleştiren bir arkadaşım (ki yavrulara da kendisi bakacaktı) bir takım mali zorluklar yaşayınca yavrulara bakamayacağını düşünüp sahiplendirmeye karar verdi. Ben de Scotish Foldların maalef çok sevimli olsalar da hastalıklı olduklarını bilerek ve ona herkesten daha iyi bakabileceğimi düşünüp Paşa’ma da arkadaş olur diye birini aldım. Ailemiz onun katılımıyla 4 kişilik bir aile oldu.

Paşa’m

Yazmayı bırakıp kendim için yaşamaya başladıktan sonra bol bol dinlenme süreci geçirdim. Bu sene de maalesef tüm Dünya’yı etkileyen pandemi süreci çıktı. İşyerim en azından 2 aylık süreyle ayın yarısını evde kalacağımız şekilde düzenledi. Bu da kendime daha fazla zaman ayırmam anlamına geldi.

Spora başladım. Aslında ben yıllardır spor yaparım ama hiçbir zaman çok düzenli yapamadım. Pandemi de düzenli spor ve yogaya başladım. Çeşitli uygulamalar yardımıyla evde yaptım sporumu. Ve giderek daha çok sevmeye başladım. Meğer beni en çok yoran şey işten çıktıktan sonra paldır küldür salona gitmenin verdiği koşuşturmacaymış. Evde yapmaktan çok daha fazla keyif aldım ben.

Evdeyken disiplini sağlamak zor elbette ama kendinizi motive etmeyi başarırsanız salondan çok daha keyifli. Şimdi de bu işi bir adım öteye taşımayı düşünmeye başladım. Yani Yoga eğitmeni olmak istiyorum. Benim bir işim var yani meslek olarak yapmayacağım. Ancak yaptığım şeyi bilinçli ve doğru şekilde yapmak istiyorum. Çalışmaya başladım. Kısmetse kendime kattığım artı bir değer olacak Yoga.

Yolum açık olsun…

saremy hakkında

Feminist, kedisever, kitapsever, spor yapmayı sever, baştan aşağı klişe sever
Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum Yapın