Cennetin Rengi – E. V. Mitchell

Depresyondayım, hiçbir şey yapamıyorum, tabi bunda biraz da iş hayatında yaşadığımız gerginlik ve stres dolu zamanlarında etkisi var. Ben finans sektöründe bilinen bir kurumda istihbaratçıyım. Malum ülke gündemimizdeki olaylar yüzünden ortalık çok karışık, kimin ne olduğu belli değil. Bir de buna küçülmeye, daralmaya giden bu yüzden sürekli eleman çıkaran banka ve finans kurumlarını eklerseniz stresli olmamızın nedenleri biraz da olsa ortaya çıkar sanıyorum. Her gün sevdiğim arkadaşlarım işsiz kalıyor, gazeteler ne kadar pembe tablo çizerse çizsin, biz yaşadıklarımızı biliyoruz.

Bu aralar belki ilerde, bloğum da başka insanlara fikir vermesi açısında paylaşmayı düşündüğüm ama şu anda zamanı olmayan bir takım kişisel meselelerim de var. Bu yüzden bloğumu pek sık güncelleyemiyorum. Ama söz veriyorum en kısa zamanda hızlı bir şekilde sahalara dönüş yapacağım.

Geçen gün eşimin işyerinden ayrılan bir personelin unuttuğu kitabı aldım elime. Çocuk işten ayrılırken unutmuş, eşimde okurum diye bana getirmiş.

Kitabın yazarı E.V.Mitchell, Arkadya Yayınlarından çıkmış 336 sayfalık bir kitap. Üçlü bir serinin ilk kitabıymış.

Kitabın konusundan en az 3 kitap daha çıkar, o yüzden seri olması beni şaşırtmadı. Ancak yazar bu kadar farklı tarzlardaki konuyu neden illa ki bir hayat hikayesine sığdırmak istemiş onu anlayamadım.

Kitapta bakarsanız bir sürü ayrı kitap konusu olacak olay var, yazar hepsini aynı kitaba sığdırıp sürükleyici bir hikaye yazmış. Kolay okunuyor, sıkmıyor ama kitabın kapağını kapattıktan 5 dakika sonra tüm konuyu unutuyorsunuz. O kadar sığ geçmiş, hiçbir duyguyu verememiş.

Her konuda mükemmel ve özenilesi bir hayat yaşayan Sophie’nin hayatı kızının lösemiye yakalanması ile alt üst olur. Bir annenin evladının ölümünü beklediği ve sonuçta onu kaybettiği bölümler ne kadar duygusuz yazılabilirse o kadar duygusuz yazmış yazar. Sonrasında da mükemmel eşi tarafından başka bir kadın için terk ediliyor. Bu süreçte annesini ziyarete giderken bir kaza geçiriyor ve ölüme yakın bir deneyim yaşıyor. Kitabın bir kısmı kendilerini bırakıp giden annenin anlattığı hayat hikayesi ile devam ediyor. Orada da farklı bir aşk üçgeni ve farklı bir hikaye var. Sophie burada da babası diye bildiği kişinin aslında babası olmadığını öğreniyor. Falan filan, düşene bir tekme de bizden minvalinde devam eden kitap, hayat ta başınıza ne gelirse gelsin gelecek süprizlere gebe. Asla savaşmaktan ve umut etmekten vazgeçmeyin mesajıyla sona eriyor. Ne yazık ki bu mesaja rağman okuyucu da hiçbir iz bırakmıyor.

Kitabı satın almak için buraya tık tık 

 

saremy hakkında

Feminist, kedisever, kitapsever, spor yapmayı sever, baştan aşağı klişe sever
Bu yazı Kütüphanem kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum Yapın