Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar

Bu hafta Muhsin Ertuğrul Sahnesinde ilk defa bir müzikal izledim. Daha önce müzikal izlemiştim ama farklı sahnelerde. En son Cevahir Avm’nin içindeki Devlet Tiyatrosunda Gulyabani adlı müzikali izlemiş ve çok beğenmiştim. Tekrar aynı keyfi alacağımı umarak gittim. Beklentim yüksekti açıkçası.

Bu oyunun yazarı Neil Simon…1978 yılında yazmış olduğu oyun defalarca sahneye konmuş ve Brodway’de, Dünyanın pek çok yerinde seyredilmiş. Başrollerde Ali Mert Yavuzcan ve televizyon dizilerinden aşina olduğumuz Özge Özder var.Konusu ünlü besteci Vernon Gersh ile ona hayran söz yazarı Sonia Walks’un bir albüm hazırlamak için ajansları tarafından bir araya getirilmeleriyle başlayan ilişkileri konu ediliyor. İki oyuncumuza sahneden şarkıları ve danslarıyla iç sesleri olarak eşlik eden 2 kadın 2 de erkek sanatçımız var. Konu tamamen ikili ilişkileri ve bunun yarattığı problemlerle baş etme çabaları üzerine kurulu.

Oyun 2,5 saat sürüyor ve 2 perde olarak oynanıyor. Başrollerdeki arkadaşların performanslarını çok iyi bulmama rağmen oyun genel olarak dar bir çerçeve de gelişen yapısı ile beni çok sıktı. Bir de şarkı söylerken ki seslerin uyumsuzluğu ile ses sisteminden mi kaynaklanıyor yoksa oyuncuların şarkı söyleyişinden mi bilmiyorum tiz sesler kulaklarımı çok tırmaladı. Ben müzikleri ve dansları da çok iyi bulmadım. Gulyabani çok başarılı bir oyundu ve benim beklentimi çok yükseltti, belki ondan kaynaklanabilir bilmiyorum ama umduğum keyfi alamadım. Genelde konusu ne olursa olsun her oyunu beğenen biriyim. Yani zor beğenen biri de değilim. 

Tavsiyem eğer müzikale gitmek istiyorsanız Şekerpare ya da Cibali karakolu çok daha isabetli bir tercih olur. Oyunun sıkıcılığı ve uzunluğu seyirciyi de çok sıktı ki konuşmalar ve hareketlenmeler bitmedi salonda. Herkes de bir bitse de gitsek havası vardı.

Yorum Yapın