Arayış

İnsanlık kaybolmuş bir ruh gibi…Hepimiz kaybolduk.Kaybolmamızı istediler.Önce inançlarımızdan sonra benliklerimizden,sorumluluklarımızdan,değerlerimizden, her şeyimizden vazgeçmemizi istediler.


Öyle bir Dünya kurdular ki bize, yaşamaya çalışırken aslında değerli olan olan her şeyi arkada bıraktığımızı görmedik.O kadar kaybolduk ki, Dünya üzerinde varoluşumuzu kanıtlayabilmek için kötü şeyler yapmak zorunda kaldık. Bir iz bırakmak için belki… Kimisi iyi yollardan yaptı bu izi ama, kimisi iyi yolları hiç görmediğinden kötü yollarla iz bırakmaya çalıştı Dünya’ya.


Ne yapmalıyız her şey bu kadar kötüye giderken, insanlık ruhunu sonsuza dek kaybederken, geriye dönüş mümkün mü?Bunun bir yolu var mı? Bize rehberlik edecek birileri var mı?
Kaç ruh daha kaybolup gidecek? Hiç kendini bulan var mı?Yorgun düştü insanlık.Çok yorgun…


Tekrara ayağa kalkıp savaşacak gücü yok belki?Bu yüzden de başına ne gelirse kabulleniyor?
Kabullenmenin yolu unutmaktan geçiyor.Her şeyi unutuyor.Geride bırakıyor. Hiç bir şey olmamış gibi davranmaya çalışıyor. Oysa tüm acılar ruhunda bir çentik. Hareket ettikçe acıtıyor.Batıyor…Neyin acıttığını bilmeden sağa sola saldırıyoruz. Hep bir suçlu arıyoruz aslında suçlunun kendimiz olduğunu görmeden.
Tüm sözler değersizleşmiş, tüm sözcükler, kelimeler…
Artık ne söylersen söyle duymuyor insanlar.Duymuyor insanlık…
Her şey bitti mi? Geriye sadece acılar mı kaldı? Gerçekten artık umut yok mu? Hangi karanlığa doğru gidiyoruz koşarak…

Yorum Yapın