Anneanne, Ben Aslında Diyarbakır’da Değildim – Tuğçe Tatari

Bir süredir üzerimde çok büyük bir uyuşukluk ve tembellik hali var. Hiç bir şey yapasım gelmiyor. Haliyle bloğumu da çok ihmal ediyorum. Bir sürü kitap okudum ama yazacak halim yok. Yine de bugün biraz kendimi zorluyorum. 

page_tugce-tatari-bu-kitabi-ozellikle-agir-milliyetci-genclerin-okumasini-isterim_845494342

Tuğçe Tatari’nin kitabı uzun bir süredir ilgimi çekiyor ve okumak istiyordum. Aöf sınavlarının olduğu hafta diğer kitaplarla birlikte almıştım.

Kürt sorununa bakış açım medyanın bana dayatmasıyla aynı değildir. Yani dışarıdaki insan gibi medya gazıyla konuşmam. Kendi araştırmalarımı yapar, kendi fikirlerimi edinirim. Bunu yaparken de her görüşten karışık okumaya gayret ederim. Tek taraflı okuyan, tek taraflı düşünen insanlara da tahammülüm olmaz. 

Ben yaptırdığımız soy ağacı çalışmasına göre belki de bu ülkedeki herkesten fazla Türküm. Ancak bu benim için bir övünç meselesi değil. Kendimi hiç bir zaman milliyetçi biri olarak görmedim. Kimsenin ırkı, memleketi, dini, dili  benim için bir sorun oluşturmaz. Benim için tek değer ölçüsü insanlıktır. Dürüstlüktür. Doğruluktur.

da3ee88e-5016-4a9d-8c64-327509c89f32

Bunun dışındakileri biz seçemeyiz ve seçemediğimiz şeyler bize üstünlük kazandırmayacağı gibi değer de kaybettirmez. Kürt meselesi benim en hassas olduğum konulardandır ve insanların kendi tarihlerini bilmeden, okumadan sosyal medya saçmalıklarıyla ahkam kesmelerinden nefret ederim. 

tugce

Gazeteci Tuğçe Tatari’de benim gibi düşünmüş olacak ki, Kürtler ve Pkk gerçekten ne istiyor? sorusunun yanıtını alabilmek için Kandil’e gitmeye karar veriyor. Çıktığı bu yolda Ezidilerin kutsal mekanı Laleş ve çölden bir yerleşim biçimine dönen Mahmur kampına da uğrayıp oralar hakkında da görüşlerini yazıyor. Avrupa’da ki Kürt gazetecilerle görüşüyor, cezaevinde terörist olarak yatan gerilla bir yazarla görüşüyor. Kandil’deki yöneticilerle görüşüyor ve onların ağzından yaşadıklarını anlatıyor. 

Ön yargılarımızı bir kenara bırakıp, şapkalarımızı önümüze koyup düşünmek zorundayız. 

Tuğçe Tatari’nin dediği gibi ” Dokunmadan Barışamayız”

saremy hakkında

Feminist, kedisever, kitapsever, spor yapmayı sever, baştan aşağı klişe sever
Bu yazı Kütüphanem kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum Yapın